Dün dişçiye gittim daha doğrusu gitmek zorunda kaldım, çünkü son gecelerde dişimin ağrısına gecenin bi vakti uyanıyordum. Neyse dişçiye gittim kanal tedavisi yaptı, sorun değil yapsın da, asıl sorun benim için bu yaşıma geldim hala iğneden korkuyorum. Lisede iğne muhabbeti olduğunda niyetliyim deyip yırtardım iğneden, maalesef dün yırtamadım. Adam bir iğne yaptı çenem ve dudağımla birlikte baktım boğazım da uyuşuyor. Tırstım ve sordum;
- Aytaç abi ya benim boğazım da uyuştu bea abi bişey olmasın yaa!!!!
- Evet genelde hastaların boğazı da uyuşuyor senin gibi, ama merak etme bu seferlik boğaza girmeyecez.
- Saol bea aytaç abi :)
Neyse kanaldan girdi bizim doktor. Tam 4 saatte geçti uyuşukluğu ağzımın. Arayıp diyecektim
- Ne bu kardeşim katır mı uyuşturuyosun bu kadar narkozla!!!
Tabiki demedim, neticede dünü o şekilde atlattık. Ama bugün anamdan emdiğim süt burnumdan geldi desem yeridir. Sabah bir uyandım -anam anam- uyanmaz olaydım. Dişim inanılmaz ağrıyor, sadece kendisinin ağrıması yetmezmiş gibi bir de kulağımı ve başımı da yoldan çıkardı, başladı onlar da ağrımaya... Okula gitmek de zorundayım bir yandan finalim var... Çıktım yola mecburen, finalden önce 3 saatte 2 vermidon attım banamısın demiyor melet, neyse finali hallettim, baktım bu iş böyle olmayacak çıktım taksime. İlk gördüğüm içkili yere girdim bir kadeh sek rakı söyledim önce güzelce gargara yaptım, tükürmedim tabiki gargaradan sonra bi güzelde içtim rakıyı. Hakketen vermidon felan halt etmiş yanında, şu anda gecenin bir yarısı benim diş süt dökmüş kediye döndü maşallah. Demekki burdan çıkaracağımız sonuç neymiş; boşuna ağrı kesicilere para vermeyelim, içelim güzelleşelim...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

1 comment:
içç içççççççç!!!
Post a Comment