Friday, September 21, 2007

A nice answer to Insult

Once, in the period of Yavuz Sultan Selim Han who is an Ottoman Emperor, Iran monarch Şah Ismail has sent a chest packed with precious stones and jewels to Yavuz Selim. They opened it, indeed, there were lot of fascinating valuable stuff. But, right after opening the chest, a very disgusting and bad smell started spreading.Firstly, noone can give a meaning to that smell spreading from a chest with many of jewels. Later, it would be understood. On the bottom of the chest it was filled an excrement of a human beeing. Şah ismail was trying to insult Yavuz Selim, emperor of the universe.

Yavuz Selim Han gathered everyone in his room. They started thinking about the counter action. And all in all he found the way...
Yavuz Sultan Selim sent to Şah Ismail a bigger chest packed with more jewels. They opened it with curiousity, and were waiting for a worse thing. When they opened it, they got very suprised. Because there wasnt any bad suprise. On the contrary, they found a very sweet turkish dessert with the smell of rose, "lokum". They were really suprised. Even though they sent an excrement of a humanbeeing, they got a very nice gift. And suddenly they found a note on the bottom of the chest as an answer for their curiousity and disrespect.

"Everyone sends what they eat!!!"

Thursday, August 30, 2007

Friendship between fire, water and morals

Once; water, fire and morals made a friendship with each other. While they were wandering, they started worrying about themselves.
Firstly, they asked water, "how can we find you if you are lost". Water answered; "Where you hear a plashing, i will be there".
Secondly, they asked fire the same question and it responded to it in this way, "In case you've lost me, i will be there where you see a smoke"
Finally, they asked morals. It answered the question in an exemplary way; " If you lost me once, you can never find me again."

Tuesday, August 21, 2007

Debut

It has passed by almost 2 months since the first day at my job. Time is too fast, nobody can catch it. It started to become more enjoyable. I still haven't moved in Izmit. 2 weeks later my elder brother is gonna marry Zehra. Therefore, we are very busy in these days. As it will be the first wedding in our family, my parents are very excited and even stressful. They are giving this wedding a great importance. The first child who is gonna fly from the nest. Everybody tells me that will be my turn after that. But it means nothing for me:))

As you can predict, I have two possibilities to move in Izmit, this weekend or 3 weeks later. I am not hasty about that, but the company is. anyway, we'll see.

I want to share this also with you, my ipod is workingggggg:))) I supposed that it was broken. fortunately the problem was with the cable only. huhhhhh...

Friday, June 29, 2007

izmit bir ki bir kiiiii

üniversite bittiğinden beri bana bişeyler oldu. Ailemden hiç uzak kalmamış olan ben artık ailemle kalamıyorum. okul bitti önce polonya, hemen ardından askerlik, ve hemen ardından...

Kaç zamandır izmitte bir firmayla görüşmelere gidiyordum. sonunda beni kabul ettiler. zaten arge stajımı da yaptığım firmaydı burası. ilginç olan beni staj yaptığım departmana almaları, stajdaki müdürüm ve mühendislerle çalışcam yani. staj esnasında bana üretecekleri bir ürün hakkında sunum görevi vermişlerdi. çok sıkı araştırma yapmıştım sunum için, stajımın sonunda da topladığım bilgileri sunmuştum. hehh işte o ürünün geliştirme mühendisi yaptılar beni :)) tesadüfün de bu kadarı dimi. gelelim aile mevzuuna; herşey bu kadar toz pembe değil. izmitte yaşama şartı koştular bana. bir ay kadar idare ederiz seni, daha sonrasında oraya taşınman gerekiyor dediler. ben de kabul ettim. ilk bir ay evden gidip gelcem, o sırada da ev bakcam izmitte. bundan sonra hayatım biraz daha değişecek yani. izmitte yaşama konusu biraz canımı sıkıyor. arkadaş çevresi oluşturuncaya kadar, ev düzenini alana kadar başlarda zorlanıcam kesinlikle. Ama bu da değişik bir tecrübe olacak benim için.

Sunday, June 10, 2007

barbıquuuu

dün kuzenlerle onların bahçede mangal yaptık, çok güzel oldu. bu kadar uzun uzun bayadır konuşamıyorduk. ablamın elinden kahve bile içtik daha ne diyim sana:)

Wednesday, June 06, 2007

...



Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü
Işık ışık, dalga dalga bayrağım
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım
Sana benim gözümle bakmayanın Mezarını kazacağım
Seni selâmlamadan uçan kuşun Yuvasını bozacağım

hadi ordan bea!!!

adamlar sanki hayat arkadaşlarını arıyorlar kardeşim nedir bu 7, 8 kişiyle görüşme felan...

Tuesday, June 05, 2007

zormuş!!!

şunu öğrendimki hayatta dertler hiç bitmedi bundan sonra da bitmeyecek. "anadolu lisesine girdimmi hayatım garanti artık", "lise bir bitse varya"," olm şu kız olursa varya tamam artık daha ne isterim", "üniversiteye bi girsem varya", " ulan şu okul bi bitse", "askerlik kaldı bi olm ondan sonrası tamam", " ulan şöyle güzel bir işe girsem"... bunlar varya alayı yalan, bi şeyin bittiği yok kardeşim, yıllarca yemişiz kendimizi. yemişler bizi :))

Tuesday, May 29, 2007

Evet kalk!!!

geleli tam 12 gün oldu. benden 5 gün sonra da kardeşim geldi, ömer. morali, kilosu, kuvveti iyi seviyede çok şükür. ömer gelince benim askerlik çöpe atıldı. kimse benim hikayelerimi dinlemek istemiyor. sen de askerlik mi yaptın bea, tatile gittin tatile gibi yakışıksız ifadeler bile duyuyorum bazı kendini bilmezlerden. ben de yaşadığım zorlukları anlatmak istiyorumkardeşim hep lafı azıma tıkıyorlar :))

-senin nasıldı bakalım askerlik turgay?
* pek iyi sayılmazdı biz de çok eziy....
-bırak allahınseversen ne zorluğu tatile gittin tatile !!! altı üstü 5 ay askerlik yaptın...
* sizin 15 ayda halledebildiğinizi demekki ben 5 ayda halledebilmişim :))

dedim ya 12 gün oldu diye, anlatırlardı hep askerlik sonrası psikolojiyi. hakketen mal modunda geziyosun ilk zamanlar, sanki bu galaksiden değilsin. yeni yeni atıyorum o mallığı, daha atamadım tam manasıyla yani. ama kimse rüyamda beni askere geri çağırmadı, hassss nöbete geç kaldım felan diye de dikilmedim gecenin bi yarısında.

bu aralar bol bol geziyorum, düğünlerde sağdıçlık yapıyorum, ev organizasyonları yapıyoruz-mesala dün gece-, mümkün olduğunca çok insanla görüşmeye çalışıyorum.
dün geceki ev organizasyonumuz olaylı oldu, biraz şakanın dozunu kaçırdık sanırım :))

bunun yanında iş görüşmelerine gidiyorum, 3 tane görüşmeye gittim şu ana kadar. bakalım neticesi nolcak. ama iş durumu en azından benim mesleğim için gayet açık gördüğüm kadarıyla. hergün 10 15 tane iş ilanı kariyernette.

hiç avrupa yakasında iş bakmıyorum, hep gebze tarafları. çekemem istanbulun kahrını ben...


Friday, May 18, 2007

doğan güneş

dün gece döndüm artık, ama daha askerlik bitmedi...
hala şafak sayıyorum, şafak 3...
doğan güneş şırnaktan doğacak 3 gün sonra...

Saturday, May 05, 2007

Gel artıkın

kaldı 11 gün.
günler daha zor geçiyor artık hatta saatler...