perşembe günü eğlenceli bir gün oldu bu konuda vakit bulursam yazıcam zaten :) ama şimdi kardeşim hakkında yazmak istiyorum. perşembe gecesi kardeşimin yemin törenine gitmek üzere bileciğe doğru yola çıktık (gece 4 te çıkmamız gerekirken bir aile geleneği sanki birşeyler oldu ve yine çıkışımız 5 i buldu). herneyse güzel fakat biraz stresli bir yolculuktan sonra bileciğe vardık (neden mi stresli babam anneme hazırlıklarını erkenden bitirmeyip geç çıkmamıza neden olduğu için devamlı laf soktu da ondan:)) , arabayı da ben kullanıyordum böyle bir ortamda kaza yapmadığım için ablamdan inince tebrik aldım hatta. neyse jandarmanın önüne geldiğimizde saat 8 idi, çok sıra vardı biraz bekledikten sonra içeri girebildik sonunda. tören alanına doğru yürürken kenarda hazırolda duran bir bölük gördüm, acaba bizimki burda mı diye bakarken askerin tekinin kafa hareketi ile yukarı çıkın işareti yaptığına dikkat etim, o asker en önde elinde flama tutuyordu ve benim kardeşimdi. babam, amcam, ben ve ablam hepimiz el saalladık ama o tabiki istifini bozamadı, sadece görebildiğim kadarıyla tebessüm etti, içindeki bize koşup sarılma arzusuna rağmen. tören alanına geldiğimizde tüm tribünler dolmuştu arka tarafa dolanıp güç bela kendimize yer bulduk, tabbii babam bu esnada da anneme selzenişte bulunuyordu yer bulmadığımız için:) atmosfer gerçekten çok güzel ve gurur okşayıcıydı, meydanın ortasında türk bayraklarına sarılmış silahlar( uçak savarlar, g3 ler), kocaman türk bayrakları arasına asılmış atatürk resimleri, ayakkabılarına bakarak saçınızı tarayabileceğiniz komutanlar, hallerine bakarak boğazınızın düğümleneceği erler ve bu zor şartlara rağmen duruşlarındaki asaletten dolayı gururlanacağınız erler... bu duygular içindeyken bölükler tek tek marşlar eşliğinde tören alanına gelmeye başladılar, alana gelen ikinci bölüğün başında kardeşim vardı elinde flamasıyla, annem yengem gözyaşlarına hakim olamadılar... ben de elimde kamera 360 çizdim alanda ömeri çekebilmek için. sonrasında yemin ettiler tüm bölük, bizde kenardan alkışladık onları. tören bittikten sonra kavuşma sahnesi görülmeye değerdi, bu yüzden çıktım bir duvarın üstüne kardeşimle bizimkilerin sarılmasını izledim kamerayla, ama kimse çektiğimin farkında değil, sonunda beni aramaya başladı gözler arkalarına döndüler ve beni gördüler :) demin izledik kasedi de iyiki çekmişim o anı çok kral olmuş cidden,içimdeki ömere koşup sarılma arzusuna rağmen...
akşama kadar bilecikte takıldık ailecek sonrasına annemler arabayı bize bırakıp amcamın arabasıyla geri döndüler, biz de otele gittik ömerle bir kaç saat muhabbet ettik sonrasında ömer baktım uyuyakalmış ben de yattım. sabah kalktık ömerin her sabah saat 9 da imza atması gerekiyordu (şehir dışına çıkmasın askerler diye), onu askeriyeye götürdüm ve imzasını attı; otele döndük ve kahvaltı yaparken
- abi istanbula gidelimmi?
- hıııı!!!
- istanbula diom gidelim öğlene orda oluruz, gece de biner gelirim.
- babama bi sor bakalım ömercim, bence olur.
babam da onayı verince istanbula doğru çıktık yola kaçak olarak:) öğlen istanbuldaydık geceye kadar takıldık beraber, ve otobüse binip gitti...
45 gün daha orda olacak, sonra gideceği yer belli olacak ve bilecikte acemilik yapanların % 90 ı gibi doğuya düşecek (offfffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffff)
gelirken arabada sölediği marş dudaklarımda hala
Aylardan kasım Günlerden cuma
Saat dokuzda çıktı çatışma
Pusuya girdik Pusu karanlık
Pusu değil bu sanki mezarlık
Azrail ile ettik pazarlık
Doğuya giden jandarmayız biz
Azrail ile ettik pazarlık
Doğuya giden komandoyuz biz
:(
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

5 comments:
göz açıp kapayıncaya kadar...
esin-neval
aminnnn ğğ :)
tez zamanda, sağlıkla kavuşun ...
gaia: teşekkürler gaia hanım; bu konuda ailecenek verdiğiniz destek için:)
dostum bis ailecenek hem askeris :)
hem desteğiz
kazasız belasız inşallah
Post a Comment