Saturday, June 10, 2006

keşke

göztepe özgürlük parkını bilen bilir. bugun ve yarın özgürlük parkının yanındaki caddede 6. Hemşehri Şenliği var. cadde trafiğe kapatılmış halde, tüm anadoludan, değişik şehirlerden dernekler standlarını kurmuş vaziyetteler. her dernek yöresini tanıtacak bir stand kurdu, yöresine özgü yemekler, kıyafetler ve eşyalar sergileniyor ve derneğe katkı amacı ile satışa sunuluyor. biraz önce oradaydım, annem ve babamla birlikte. bizim safrabolunun standı da hazırdı orda safranboluya has ev maketleri, lokumu, hediyelik eşyaları ile. ama ne yalan söyleyeyim en çok çankırı standını sevdim. çok degişik eşylar vardı, bazılarını 7 yaşıma kadar köyde büyüdüğümden tanıdım, tanıyamadıklarımı anneme sordum. resimler çektim. en eğlenceli stand ise tabiki lazların standıydı. ben bayılıyorum bu lazlara yaa, süper insanlar. devamlı oynadılar, horon teptiler. lazlar hakkında bir yazı yazmalıyım bence:)


ben şu çoban keçesini giyseydim, alsaydım elime de çoban copunu






ilk bakışta aşık olduğum Ayşe kızın ayağında
o anda bu ayakkabılar olsaydı.





bunun kadar güzel, sobanın yandığı, sobanın üstünde çay demlendiği, portakal kabuklarının yakıldığı ve mis gibi koktuğu, sobalı odadan dışarı çıkmamanın en büyük kazanç olduğu, damdaki hayvanların tepinmeleri, sesleri eşliğinde uyunan ve uyanılan, gece karanlığında kapının önünde yemeğini verdiğin bir köpeği olan, çekirge seslerinin ruhunu okşadığı bir evde yaşasaydık Ayşe kızla...




herkesin birbirini tanıdığı, çoğunluğu akraba olan, camdan cama candan cana muhabbet edilen, yeşilin bol betonun az olduğu bir köyde mutlu mesut yaşasaydık ...






son nefesimi tarlamda çalışırken serinlemem için getirdiği yayık ayranını içerken Ayşe kızın gözlerindeki tebessümde verseydim.




Düşünüyorum da bundan daha mı az mutlu olurdum?

3 comments:

blues said...

dostum ben parkı bilmem de o tadı yaşattmışsın bravo
çok başarılı bi post canlı sanki :)

KM said...

northwind: teşekkür ederim:)
gel git: ?

KM said...

estagfırullah ne demek