Monday, July 17, 2006

tak tak

haftasonu dedigim gibi krakowdaydim; cok guzel bir sehir. meydana gelince kendimi istanbulda sandim bi an kalabaligi gorunce. bulundugum yer krakowun 8 de biri kadar kalabalik bir yer. kose basi bufeler' yukselen et kokulari ve dumanlar sanki sanki istanbuldaydim. tek farki etin domuz eti olmasiydi:)
tam bir ogrenci kenti krakow bu bakimdan okullarin tatil olmasiyla birlikte sehri turistler ele gecirmis durumda. her yerde fotograf ceken japonlar vardi. merak ediyorum bu adamlar kameralariyla birlikte mi dogmus acaba?
benim gibi staj yapan 200 kisinin katildigi bir etkinlikti bu; polonyanin her tarafindan her ulkeden insan vardi. hatta pragtan gelen birini bile gordum. onceden sey diye dusunurdum bir Turku 10 km uzaktan tanirim kardesim ben diye. megerse yaniliyormusum. turkmusun diye yanina gittigim ikinci adamda tutturdum; ilkine merhaba turkiyedenmisin dedikten sonra what yanitini alinca arkama bakmadan kactim. megerse adam tunusluymus. 10 dan fazla turk vardi' cogu da benim okulumdan. hatta polonyada tanisip cikmaya baslayan bir turk cifte bile rastladim. hallerine baya guldum acikcasi. Turkiyede davranamayacaklari kadar rahat davraniyorlardi :)

ya bi de krakowda bir dumura ugradim hatta uzuldum. dedim ya bir rus var elena. simdi biz biseyler yemek icin bir yere girdik felipe elana felan. baktim tatlilarda baklava var(baklawa), aaa dedim bizim bu tatli duydunuzmu hic cocuklar? Elena demezmi nerden sizin oluyor o Rusyanin guneyine has bir tatlidir. sok oldum yunanlilardan sonra ise ruslar da el atmista haberimiz yok. uzulmemin nedeni ise sanirim kendi degerlerimizi gerektigince insanlara tanitamiyoruz. bahsetttim mi hatirlamiyorum ama burda dunya kadar kebapci var ama cogu insan kebapin turklere has oldugunu bilmiyor. bana soruyorlar lavuklar kebapi bilirmisin, yedin mi hic merkezde mutlaka ye. gel sen turkiyede ye lan lavuk diyecem ingilizcem yetmiyor lavuk demeye:)
bu saatte ne isim var benim internet kafede onu da bilmiyorum sikildim tek basima merkeze indim, neyse son otobusu kacirmadan gideyim yoksa taksiye binmek zorunda kalcam, taksici benle lehce konusmaya caliscak ben anlamicam tak tak(evet evet) dicem sadece.; o gulunce anlamis gibi gulmeye baslicam falan filan ;)

6 comments:

blues said...

sen internet cafe'ye git
msn'e gelme!!!!
aman sakın gelme!!!!!

gaia said...

her dakika ayrı bi' macera:)

blues said...

olum seni bosuna mi yolladik oralara... nitz nitz nitz
aaaa!!!!!!!!!! sen taniticaksin
bi de bize dert yaniyosun :)

U'ur said...

bak şu sen kebapi bilir misin diyenleri esefle kınadım be..
hemen sana yardım edelim burdan, ingilizce küfredebil, lavuk sen türkiye'ye gel diye :))

taksiciler ordada aynımı acaba, eger oyleyse işin kötü be... sen bence her dedigine gülme taksici amcamın :)
neysem oralarda kendine ii bak ha..

Anonymous said...

hamburgeri biz bulduk diye iddia edesim var amerikalı birine.sırf tepkisini merak ettiğimden.

KM said...

gaia: evet ole valla bugun de camasir yikama macerasini yasicam hayatimda ilk defa; hadi hayirlisi; annecim annecim sen ne cok sey yapiyomussun meger bea :)

nortwind: pardon bu seferlik affet beni soz bidaha olmicak:)

u'ur: yardim edin efendim; bu kendini bilmezlere bir iki hareket cekmek lazim; taksiciler asagi yukari ayni. muhabbet etmeye calismalari turist gordukleri zaman cemberler cizmeleri felan bizimkileri andiriyor.

cornelius: amerikalilarin kisa ve tanindik atasozleri var bildin mi? tahminimce tepkileri o olur :)